|
JoomGallery is not installed.
RAFTİNG İLE İLGLİ BAZI BİLGİLER
Rafting, outdoor etkinlikler arasında ilk sırayı almaya aday spor ve serüven arayışları arasında en kuvvetli aday olarak dikkat topluyor. Dünyanın belli bölgelerinde yapılan bu spor için Türkiye’nin sunduğu olanaklar oldukça fazla.
Nehirlerin debileri ve beslenme rejimleri gözönüne alındığında yılın 12 ayına yayılan bir raft takviminin ortaya çıkmasından başlayıp farklı seviyelerde zorluğu olan etapların aynı parkurda, nehirde birarada bulunmasına varıncaya kadar uzayıp giden avantajlar, Türkiye’yi çarpıcı ve ziyarete değer bir raft ülkesi yapıyor.
Raft’ın ruhu
Serüven meraklılarından deneyimli raftçılara, meraklılardan izleyenlere, fotoğraf çekenlerden ekspedisyon katılımcılarına kadar herkesi tatmin edecek parkurlarıyla Türkiye, raftçıların ileriye dönük programları arasında yeralmayı hakediyor.
Yaygın biçimiyle raft, su hacminin ve nehir eğiliminin yüksek olduğu yerlerde kauçuk malzemeden yapılan şişme botlarla nehir krosu olarak tanımlanıyor. İnsanoğlunun doğanın dayanılmaz gücüyle burun buruna geldiği bir etkinlik olarak dikkat çekiyor. Üstüne üstlük özel bir ilgi, beceri ve fizik kondüsyon gerektirmemesi de bu sporu daha da cazip kılıyor.
Rafting bir anlamda doğayla içiçe, gövde gösterisi yapmadan ve hepsinden de önemlisi akarsuyu yenmeye çalışmadan yapılacak bir etkinlik.
Nehre girilen mevsime göre neoprenden su tutan özel giysi, kask ve can yeleği ile yapılan rafting konusunda çok sayıda acenta hizmet verip, turlar düzenliyor.
Serüven dürtüsü
Nehir altınızda olanca hızıyla akıp giderken, raftçının yapacağı tek iş burnu dik tutup, devrilmemeye ve kayalara bindirmemeye çabalamak olacaktır. Rafting tıpkı insan yaşamı gibi inişli çıkışlı, kah hızlı kah yavaş akan nehirde ayakta kalabilme sanatı olarak tarif edilebilir.
Vadiler, kanyonlar geçilirken sert dönüşlerle karşılaşılır... Aşılması zor etaplar gelir... İleriyi, sizi bekleyen tehlikeleri göremezsiniz... Girdaplarda devrilirsiniz... Zaman zaman korku, zaman zaman da cesaret egemen olur bedeninizde... Nasıl ki yaşamınızda “durun! ben burada iniyorum” diyemezseniz, akarsudayken de bunu yapamazsınız. Tıpkı yaşamın kendisi gibi akarsu da alır götürür kişiyi.
Usta olan, kendine doğru rehber seçen ve kurallara uyanlar da coşkulu akan sulardan rahatça çıkıp, dingin sulara kavuşur. Yaşadıkları, başardıklarıyla belleklerini süsler.
ERZİNCAN'DA RAFTİNG :
Rafting Erzincan’da 1994 yılından itibaren Karasu (Fırat) Nehrinde yapılmaktadır. 1997‘de Munzur Fırat Doğa Sporları Derneğinin kurulması ile aktif olarak zengin malzeme ve rehber kadrosu ile hizmet vermektedir.
15 Mayıs 1999 yılında Turizm Bakanının da katkısıyla yaklaşık 100 kişilik bir sporcu gurubunun katıldığı Erzincan 2000 Rafting Festivali yapılmıştır. Özellikle Mayıs ayında 6’lık ve 5’lik rapitler oldukça fazladır. Yollarüstü-Mutu arasındaki parkurun uzunluğu 40 km.’yi bulur. Mayıs ayından sonra suların azalmasıyla Sansa-Bağlar mevkiinden (Erzincan-Erzurum karayolu 55 km.) Mutu’ya kadar 26 km.’lik bir parkur vardır. Bir tane 5’lik, 3 tane 4’lük, 5 tane 3’lük, 1 tane 2’lik rapit oluşur. Parkurun diğer bir özelliği Erzincan-Erzurum kara ve demir yolunu takip etmesidir. Bu özellik dünyanın hiçbir yerinde yoktur.
Kano: Karasu nehri, kano yapmaya elverişli olup nehrin her kesiminde yapılabilir. Munzur-Fırat Doğa Sporları Derneği akarsu kanosu sporunu aktif olarak yapmaktadır. Zorlu apitler Erzincan-Erzurum yolu 55 km.’sinde araç ile takriben 20-25 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşılır. Beytahtı - İliç arası bu spor için çok uygun bir parkurdur.
Kürek: Erzincan Barajı ve Keban Barajı göllerinde kürek sporu yapılmaktadır.
Share:              
                  
      
|